Mısır’daki idamların sorumlusu darbecileri destekleyenlerdir!
.
Darbecilerin ülkenin imajını sıfırladığı Mısır’da akıl almaz bir karara imza atıldı. Minye şehrinde bir mahkeme, aralarında 1 polis memurunu öldürmek ve 2’sini de öldürmeye teşebbüsün de olduğu bazı şiddet olaylarına katıldıkları gerekçesiyle 529 İhvan-ı Müslimin Hareketi taraftarını, yargılandıkları ikinci duruşmada idama mahkûm etmiş. 
 
İdam cezalarının uygulanabilmesi için Mısır müftüsü tarafından onaylanması gerekiyormuş. Müftünün mahkûmları affetme yetkisi de var. İdamlarla ilgili olarak son kararın 28 Nisan’da verilmesi bekleniyor. (Zaman, 25 Mart 2014)
 
Şimdi de verilen bu idam kararı sonrası akıtılan ‘timsah gözyaşları’na bakalım:
 
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Mısır’da darbe karşıtı 529 kişinin idama mahkûm edilmesinin “son derece endişe verici olduğunu” belirterek, ölüm cezasına karşı duruşunu tekrarlamış.
 
Uluslararası Af Örgütü Mısır’da 529 kişiye idam cezası verilmesi kararını kınamış. Örgütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu Direktör Yardımcısı Hassiba Hadj Sahraoui, “Karar bozulmalı. Böyle bir karara daha önce sadece Mısır’da değil, dünyanın hiçbir yerinde rastlanmadı” demiş.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Harf da, “Derin kaygı duyuyoruz, şok olduk. 529 sanığın iki gün süren bir dâvâda uluslar arası standartlarda yargılanabileceği mantığa aykırı” şeklinde konuşmuş.
 
Hiç kusura bakmasınlar, ama verilen bu ağır cezanın, bu idam kararlarının altında; Mısır’daki askerî darbeye ‘darbedir’ diyemeyenler vardır! Darbecilerin yaptığı darbeye ‘darbedir’ diyemeyen ve yaptıkları bunca yanlışa örtülü ya da açıkça destek verenler bu idam kararlarına itiraz eder görünerek günahtan kurtulabilirler mi?
 
Bütün darbeler ve bütün darbeciler kötüdür. Bunu anlamak için 500’den fazla kişi hakkında idam kararı mı verilmeliydi? Bu bakımdan, görünüşte idam kararlarına itiraz edenlerin samimî olmadığı akla geliyor. Elbette ki idam kararlarına itiraz edilmesi ve bu kararların iptal edilmesi bizi sevindirir. Ama bu samimiyetle yapılmalıdır. Dikkat ederseniz, 500’ü aşkın idam kararı karşısında çok da derinden itirazlar yükselmiş değil. Başka zamanlarda ve başka ülkelerde 3 ya da 5 kişi hakkında idam kararı verildiğinde çok daha yüksek perdeden itirazlar duyulurdu. Burada ise mevki ve makamca orta seviyelerden itirazlar yükseliyor. Şaka değil, 500’ü aşkın kişinin idam edilme ihtimali var. Bu kararlar, uluslar arası baskı ya da olması muhtemel adil bir yöneticinin itirazıyla iptal edilse bile bu kararın alınmış olması bütün dünyayı şok etmelidir. Şok etmeli ve bari bundan sonra her ülkedeki derbecilere itiraz edilmeli.
 
Adaletin gecikmemesi her zaman iyidir, ama bu 500’ü aşkın kişi hakkında dakikalar içinde idam kararı verme noktasına da gelmemeli. Böyle bir yargılamanın âdil olduğunu söylemek kolay değil. Bütün dünya el ele verip Mısır’da ve her yerde adâletin tecelli etmesine zemin hazırlamalı. Bunu belki de ilk adımı, darbelere ve darbecilere kesin bir dille itiraz etmekle atılmalı.
 
Bu karar, darbecilerin gerçek mahiyetlerinin anlaşılmasına vesile olursa, dolaylı olarak Mısır’a da fayda sağlamış olur.
 
Daha küçük ölçeklerde benzer hâdiseler Türkiye’de de yaşanmıştır. 27 Mayıs 1960’daki darbecilere ses çıkarmayan, gizli ya da açık bir şekilde onları destekleyen uluslar arası güçler, merhum Adnan Menderes hakkında zulmen idam kararı verilince göstermelik olarak itiraz etmişlerdi. 
 
Her devrin ‘timsah’ları olur, onların göz yaşlarına inanmamak lâzım. “İslâmın zeki mahdumu/oğlu” Mısır’ın âdil bir yönetime kavuşması en büyük temennimiz...
26-03-2014 06:57
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE     REKLAM     İLETİŞİM     SİTENE EKLE    Ukash Kart