Telefon Eroin
Mehmet Şevket Eygi
.

Lüks, pahalı, gösterişli, afilli, fiyakalı cep telefonu hastalığı çok yaygın hale geldi. Telefon bağımlılığı eroinden daha fazla tahribat yapıyor. Telefon bir ihtiyaçsa elbette kullanılacaktır. Lakin ihtiyaçtan öte, bir statü haline gelmesi çok üzücüdür. Telefon konusunda Müslümanları kim uyaracak, kim eğitecek, kim ıslah edecektir? Devlet mi?... Diyanet mi?.. Millî Eğitim mi?.. Kim?
 
**
 
Kendisiyle samimî olmadığı yaşça büyük bir zatı ziyarete giden kimselerin, kapının önünde telefonlarını kapatmaları gerekir. Sessize almak yeterli değildir. Bunu yapmazlarsa saygısız ve görgüsüz olurlar.
 
**
 
Bin kere yazsam azdır: Hem dindar geçinecek, sofuluk taslayacak, hem de her gün en az bir saat mütemadiyen gıybet edecek, yani ölü kardeşinin etini yemek kadar çirkin bir günahı işleyecek. Bu hal, dindarlığa yakışmaz. Bunu yapan dindar değildir, dindarlık taslayan (ismini yazmıyorum) şeddeli bir hayvandır.
 
**
 
Mantık kültürüne sahip olmayan okumuşlar, doğru düşünemez, aklını iyi çalıştıramaz, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edemez. Genç nesillere mantık öğretemeyen bir devlet bahtına ağlasın.
 
**
 
İmana İslama Kur’ana Sünnete Şeriata Tarikata Ümmete büyük hizmetler etmiş evliyaullahtan, muhterem bir zatın kabrini ziyaret edecek, bir Fatiha okuyup sevabını ona bağışlayacaktım. Maalesef vaz geçtim, çünkü orada bir cemaatin elemanları varmış, gelenlere karışıyor, şöyle ziyaret edeceksin, şöyle yapacaksın, şunları okuyacaksın gibi müdahalelerde bulunuyormuş. Vâ esefâ!..
 
**
 
BİRİNE
Sen gerçek bir Nurcu yahut gerçek bir tarikat mensubu olamazsın.
 
Gerçek Nurcu, gerçek tarikatlı; olgun, şuurlu, salih bir Müslümandır.
 
Sen ise devamlı olarak gıybet ediyorsun. Devamlı gıybet edenler fasıktır, facirdir.
 
Sen, kendini olgun iyi bir Müslüman olarak gösteriyorsun. Böyle bir şey olgunluğa (kemale) aykırıdır, hamlık alametidir.
 
Sen kendi yolunu, meşrebini göklere çıkartırken, Allaha götüren diğer hak ve meşru yolları ya inkar edip kötülüyorsun, yahut görmezlikten geliyorsun.
 
Yahu sen nasıl Nurcu olursun ki, Nurcular bile senin dilinden güvende değil.
 
Ve sen nasıl tarikatlı Müslüman olursun ki, kendi tarikatın dışındakileri öteki Müslümanları dışlıyorsun.
 
Müminlere sevmeden nasıl Müslüman olabilirsin?
 
Hz. Üstad zamanında tek bir cemaat olan Nurcuları bugün elli fraksiyona hangi kafalar böldü, ayırdı.
 
Nurcu demek, tarikatçı demek iyi Müslüman demektir. Bunu ne zaman anlayacaksın?
 
Kardeşlik demek öncelikle İman ve İslam kardeşliğidir. Bunu ne zaman idrak edeceksin?
 
Allah katında üstünlük şu veya bu cemaate, tarikata mensup olmakla değil, taqva iledir.
 
Yüze yakın parçaya ayrılmış filan tarikatın 47’inci şubesine mensup olanlar kardeşmiş, onlar üstünmüş… Bunu hangi şeytandan öğrendin?
 
Günde nice defalar bizim cemaat, bizim tarikat, bizim grup deyip duruyorsun ama bir kere bile Ümmet-i Muhammed, İttihad-ı İslam, uhuvvet-i imaniyye dediğin yok.
 
Şunu kafana iyice yerleştirip gereklerini hayata geçirmedikçe iyi Nurcu, iyi Nakşî olamazsın. Nurculuk, Nakşîlik ve diğer yollar iyi, salih, olgun Müslüman yetiştirme yollarıdır.
 
Gıybet edeceksin ve sonra iyi Nurcu, iyi Nakşî, iyi ve olgun Müslüman olacaksın ha… Yağma yok!
 
(Bütün gerçek Nurcuların, hangi hak tarikata mensup olurlarsa olsun bütün tarikatlilerin (tarikatçilerin değil!) bütün sâlih Müslümanların ellerinden öper, dualarını beklerim.)
 
**
 
Gurur ve kibir sahiplerine: Gurur ve kibriniz batsın!.. Cenab-ı Hakkın mağrurları ve büyüklenenleri sevmediğini bilmiyor musunuz? Tevbe edip tevazua ve alçak gönüllülüğe dönmezseniz burunlarınız yere sürtülecektir.
 
**
 
Birilerine: Bendeniz, lezzetli yemekler yemeyin demiyorum, yeme konusunda israf etmeyin diyorum. Allah müsrifleri (israf edenleri, saçıp savuranları) sevmez.
 
**
 
Öğrenci yurdundaki helaların musluklarının contalarını değiştirmek… Banyolarını granit ile döşemek… Yemekleri düdüklü ve lazerli tencerelerde pişirmek… Yurt kapıları gıcırdamasın diye menteşelerini ince yağla yağlamak… Böyle şeyler adam yetiştirme hizmetleri değildir…. Adam ilimle, irfanla, hikmetle (bilgelik), kültürle, eğitimle yetişir, yetiştirilir. Bu konuda ne yapıyorsunuz, söyler misiniz?
 
**
 
Hoparlörle avaz avaz 110 desibel ezan okuyan birine: Ses şiddetini alçalt. Bağırmaktan senin hançeren yırtılacak, dinleyenlerin kulak zarları patlayacak. Çok yüksek madenî hoparlör sesinin Ezana eza verdiğini hâlâ anlamayacak mısın?
13-01-2018 13:38
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE   I  REKLAM   I  İLETİŞİM   I  SİTENE EKLE