Sosyal Medya

GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Benim değil devletin uçağı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü’nün işgalden kurtuluşunun 100. yıldönümü için gittiği Azerbaycan’dan dönüşte Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik’in de aralarında bulunduğu gazetecilere önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan yeni uçak ile ilgili iddialara “Katar Emiri uçağı hibe etti. O uçak şahsımın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nindir. CHP’yi niye rahatsız ediyor?” diye yanıt verdi

 
■ Pazartesi günü Rusya lideri Putin ile görüşmeniz var. Bu arada Lavrov insani koridor açılmasından söz etti. Ortak bir operasyon söz konusu mu? Yoksa operasyonun önüne mi geçildi?
 
Bu konuları Pazartesi günü, Soçi’de Putin’le ele alma imkanımız olacak. Biz Suriye’de üzerimize düşeni zaten yapıyoruz. Afrin’de ve Cerablus’ta yaptıklarımız ortada. Biz terör örgütlerinin hepsiyle mücadele ediyoruz.
 
Hakeza, İdlib’de de yine terörle mücadelemiz var. Ama şu anda rejimin acımasızlığını, oralarda nasıl terör estirdiğini herkes görüyor. İdlib’de muhaliflerin arasında bulunan terör gruplarına karşı hep birlikte adımları atalım. Ama bahane üreterek orayı bombalamak gibi bir adımın içinde de olmayalım.
 
SURİYE HALKI ÇAĞIRDI
■ İdlib meselesinin birden patlamasının nedeni nedir? Sadece Şam ile mi ilgili, yoksa doğu Akdeniz’de güç yarışı meselesi ile mi ilgili?
 
Lafta herkes Suriye’nin toprak bütünlüğünden söz ediyor. Ama uygulamaya baktığınız zaman, herkes parselasyonu yapmış. Bir ülkenin 22 üssü var, bir diğerinin 5 üssü var. Türkiye olarak bizim ise öyle bir derdimiz yok.
 
Nihai düşüncemiz: Bir, anayasanın hazırlığı; ikincisi ise seçimlerin içeride ve dışarıda tüm Suriyelilerin katılımı ile yapılması. Sonra da gelin hep beraber Suriye’yi terk edelim.
 
■ ABD terk edecek mi?
 
Ne diyorum? Hep beraber. Bize diyorlar ki: ‘Bizi buraya rejim çağırdı’. Biz de diyoruz ki: ‘Sizi rejim çağırdıysa bizi de buraya Suriye halkı çağırdı’. Aramızdaki fark bu.
 
Biz rejimi tanımıyoruz, Suriye devletini tanımıyoruz. Onlar tanıyor. Biz Suriye halkını tanıyoruz. Onlar bizim kardeşlerimiz. Biz bu mağdur, mazlum insanları yalnız bırakamazdık, kaldı ki bunların birçoğu ile akrabalık ilişkimiz var.
 
ALMANYA SEYAHATİ
■ Önemli bir Almanya ziyareti gerçekleştireceksiniz. Almanya’dan nasıl bir sonuç ile dönmeyi hedefliyorsunuz?
 
Cumhurbaşkanı ile olan resmi ziyaret. Şansölye (Merkel) ile iki kez bir araya geleceğiz: İlk gün bir öğle yemeği yiyeceğiz; ikinci gün sabah kahvaltısı var ve ucu açık. Almanya ile olan münasebetlerimizi siyasi, askeri, ekonomik, ticari, her açıdan ele alacağız. Terörle mücadele konusu ele alacağımız konulardan bir tanesi olacak. Uzun bir aradan sonra Almanya ile böyle bir görüşme bundan sonraki süreci çok daha olumlu etkileyecek. Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’ın da bir ön görüşmesi olacak.
 
Almanya’daki FETÖ ve PKK faaliyetlerini de değerlendirme imkanımız olacak. Büyük Alman şirketleriyle bir araya geleceğiz. Türkiye’de yatırımı olanlar veya Türkiye’de yeniden yatırım yapabilecek olanlarla görüşmelerimiz olacak. Diyanet İşleri Başkanlığımız Köln’de güzel bir cami inşa etti. Bu caminin açılışını da inşallah bu seyahatte yapacağız.
 
REZA ZARRAB'IN AVUKATI
 
■ Reza Zarrab’ın New York’ta meşhur bir lokantada yemek yerken görüntülenmesi, ardından davayı yakından takip eden Amerikalı hukukçuların serbest kalmasının hukuken mümkün olmadığını söylemelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Demek ki o hukukçular bu işi iyi bilmiyor, çünkü görüntülendiği yanındaki bayan onun avukatı zaten.
 
 
(Amerika’da tutuklu olduğu bilinen Reza Zarrab New York’ta meşhur bir lokantada yanında bir kadınla yemek yerken görüntülenmişti. Amerikalı hukukçular ise Zarrab’ın hukuken serbest kalmasının mümkün olmadığını söylemişti.)
 
■ Serbest olmasının mümkün olmadığı söylendi...
 
Tabii ki mümkün değil, mümkün olur mu? Bir taraftan kelepçeli diyorlar ama demek ki orada bu kelepçelerin dışında başka kelepçeler de var.
 
UÇAK SATILIKTI, İLGİLENDİK
■ Katar Emiri’nin size hediye ettiği uçak muhalefet tarafından gündeme satın alındığı iddiasıyla getirildi. Bu iddiaya ne dersiniz?
 
 
Sağırları incitmek istemem. Ama bahsettikleriniz, duymuyorlar ama uyduruyorlar. İşin aslı nasıl peki? Katar bu uçağı satıyordu.
 
Hatta rakam bildiğim kadarıyla 500 (milyon dolar) civarındaydı. O esnada biz de ilgilendik. Katar Emiri, bundan haberdar olunca uçağı Türkiye’ye hibe etti; ‘Ben Türkiye’den para almam, bunu Türkiye’ye hediye ediyorum, hibe ediyorum’ dedi.
 
O uçak benim şahsımın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nindir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verilecek böyle bir uçak, CHP’yi niye rahatsız ediyor? Ya da onların TV kanallarını niye rahatsız eder? Bunları anlamak mümkün değil.
 
Ben bunlara hukuki davalar açtım. Bunlar mahkeme mahkeme sürünecekler. Sözünü ettikleri uçak şu anda boyanıyor. İnşallah her şey bitikten sonra bir seyahati de onunla yaparız. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin uçağına bineceksiniz, benim uçağıma değil.
 
CHP-İŞ BANKASI İLİŞKİSİ
■ CHP’nin bir TV kanalını satın aldığı iddiası var. Bu, Anayasa Mahkemesi’nin ilgilenmesi gereken bir suç değil mi?
 
Bir TV kanalı açmış açmamış çok önemli değil. Ama daha önemli bir suç var. Siyasi partiler banka kuramaz. CHP, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü suistimal ederek, onun Cebi Hümayun’undan dediğim, İş Bankası hisselerinin yüzde 28’inin sahibi durumunda.
 
Oradan para alamıyor ama yönetim kurulunda dört üyesi var. Bu dört üye ne iş yapar?
 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu tür varlığı bir siyasi partinin etiketi altına giremez. Girse girse hazineye girer. Basın mensupları olarak inceleyin bu konuyu. Vakıfbank’ta da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hissesi var.
 
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu hissesini genel müdürlüğe aktarmak için talimat verdik. Oradan gelecek gelir vakıf yatırımlarında kullanılsın. Zaten haram. Vakıflar’ın haramla ne alakası olur? Olmaması lazım.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.