Sosyal Medya

KARADENİZ

ÇAYKUR neden zarar ediyor?

Rize'de ses getiren röportajın devamı ...

 
3. BÖLÜM
 
Kamuoyu en çok kar ve zararı merak ediyor. 
 
Kamuoyunun bu ilgisi çok normal . ÇAYKUR hepimizin firması ve kimse zarar etmesini istemiyor. Herkes kar etmesini istiyor ama yerleşik düzen ve uzantıları ya karşı çıkıyor yada yapması gerekeni yapmıyor. ÇAYKUR’un yaptığı işi iki ana başlık altında toplayıp meseleyi bu başlıklar üzerinden değerlendirelim.
 
Bu başlıklar;
 
1)  Üretim Yönetimi 
 
 2) Pazarlama ve Satış Yönetimi, 
 
Üretim Yönetiminde verimliliği konuşalım, randımanı konuşalım. Bunların kar ve zarara etkisini konuşalım.
 
Pazarlama ve Satış yönetiminde de raf fiyatlarını, Pazar payını, rekabeti , ÇAYTAŞ’ı konuşalım.
 
Önce randımandan başlayalım. Nedir bu randıman ? Kar ve zarara etkisi ne kadardır ? 
 
Cevabı çok basit!!
 
Randımanın yani üretim kalitesi ve verimliliğinin  bir puan artması ÇAYKUR'a bu yıl ki rakamlara göre yaklaşık 150 milyon TL kar ettirir.
 
Zararın sorumlusu randıman mı yani ?
 
Ben öyle bir şey demedim. Randımanın 1 puan artması ÇAYKUR'a 150 milyon kazandırır dedim. Elbette ki randımanın 1 puan artması zararı 150 milyon azaltır da diyebiliriz. 
 
Biraz üstü kapalı konuştunuz gibi !!
 
Kamuoyunun bu konuyu konuşmasını bu konuyu dikkate almasını istiyorum da ondan. Bildiğim şahit olduğum yerleşik düzenin randıman konusunun konuşulmasından hiç hoşlanmadığı. Randıman konusu konuşulduğunda eksper suçludur fabrikalardaki işçiler memurlar suçludur kısım müdürleri suçludur fabrika müdürleri suçludur bir tek yerleşik düzen suçlu değildir, kendileri kesinlikle sorumlu değildir !!! Bunu ben söylemiyorum yerleşik düzen söylüyor. Size onlarca mazaret üreteceklerdir.  Siz de sorsanız size de aynı şeyi söyleyeceklerdir. İsterseniz deneyin…
 
Çaykurda randıman düşük mü ?
 
Gazeteci olarak siz araştırın sonra da yayınlayın. Ben bu konunun özellikle üstünde durulmasının en başta ÇAYKUR'a sonra da ülkemize fayda getireceğini düşünüyorum. ÇAYKUR’da kar ve zararı konuşacaksanız randımanı da verimliliği de konuşacaksınız .
 
Birde geçen yıl için konuşacak olursak alınacak olan yeni işçiler için bütçede kaynak ayrılmaması var. Daha doğrusu planlamaya alınmaması var. İşçi alımı yapılacağı bilinmesine rağmen maliyeti hesaplanmadı. Sonrasında da zarar çıktı tabi. Bu zarardan  sorumlu olan kişi ne yaptı dersiniz? Gitti sözde bazı internet haber sitelerine  bunu servis etti. Kendi yapması gerekenleri yapmadığı gibi cambaza bak cambaza diyerek hem kamuoyunu yanılttı, hem de kendince kendini kurtardı. Kim bu kişi acaba ?
 
Bu işin sizinle ilgisi ne ?
 
Söylediklerime bir bütün olarak bakın.  Benimle ilgisini anlatayım size. Zararda bir sonuçtur Kar da bir sonuçtur. Zararında karın da sebepleri vardır. Randıman ÇAYKUR' da kar ve zarara doğrudan etki eder. Yerleşik düzen kar ve zarar ile randıman ilişkisini hiç kurmaz. Kurulmasından hoşlanmaz. Bütün sorumluluğu satış ve pazarlamaya ÇAYTAŞ’a  yüklerler. Şimdi bende diyorum ki % 10 zam yapmayalım randımanı 1 puan arttıralım.  Yani randımanı 1 puan arttırıp 150 milyon kar edelim ya da zam yapalım !!! İkisinin de sonuçta firmanın bilançosuna yapacağı etki aynıdır.   
 
Şimdi ben size üretim yönetimi ile karlılık arasındaki bağlantıyı anlattım. Hadi biri de çıksında ÇAYTAŞ ile ÇAYKUR'un zarar ilişkini ; korkak ve yalancı olduğu için hukuktan kaçmadan yani iddia ediliyor demeden açıklasın. Çıksın belgeleri ile ortaya koysun. ÇAYKUR zarar ediyorsa ÇAYTAŞ bunun neresindedir açıklasın Yavuz Sütlüoğlu bunun neresindedir açıklasın. Ama iddia ediliyor demeyecek çıkacak ispat edecek. 
 
ÇAYTAŞ’ın ciddi borçlarının olduğu söyleniyor? Doğru mu bunlar ? 
 
ÇAYTAŞ 2017 yılını 600 milyonun üstünde hasılat ile yani ciro ile ve kar ederek kapattı. Bütün bilançoların aktifleri vardır pasifleri vardır. Aktiflerde varlıklar vardır alacaklar vardır para vardır. Pasif tarafta ise borçlar vardır şirketin kullandığı ticari krediler vardır. Şirketler şu kadar borcu var bu kadar borcu var diye değerlendirilmezler şirketler aktif değerleri ile pasif değerleri ile birlikte değerlendirilirler. Şimdi bu yerleşik düzen ve uzantıları kamuoyunu yanıltmak için şirketin şu kadar borcu var bu kadar borcu var diye yıpratma, itibarsızlaştırma , karalama kampanyalarına girdiler. Ne ÇAYTAŞ’ın sahip olduğu dönemimizde satın alınan İstanbul’un önemli iş merkezlerinden birinde 4000 m2 kapalı alanı olan bağımsız plazayı söylediler. Ne 52 bin m2 arazi ile beraber alınan Su fabrikasından bahsettiler ne de “ DİDİ markasını Pazar lideri yapmak için yapılanlardan bahsettiler, ne de ÇAYLA markası ile dünyaya açılma projesinden ve burası için yapılanlardan bahsettiler. Ne de bayilerin ÇAYTAŞ’a olan Tanzim Teşhir borçlarından yani ÇAYTAŞ'ın bayilerden alacaklarından bahsettiler. Ne de şirketin ÇAYKUR ve DİDİ’nin satışlarına olan katkılarından bahsettiler. 
 
Size 600 milyonun üzerinde hasılattan bahsediyorum . 2013 yılında Şirketi devraldığımızda hasılatı 94 bin lira idi. Eski para ile konuşacak olursak 94 Milyar devraldım 600 Trilyon devrettim. 
 
Birde yeri gelmişken ÇAYTAŞ’tan ayrılma yada görevden alınma konusuna değinmek istiyorum. 
 
Şu gayet normal bir durumdur ki her yönetim kendi ekibi ile çalışmak ister. Bunu sahip olduğum tecrübe gereği en iyi bilenlerden biri benim. Zaman zaman yollarımı ayırdığım çalışanlar olmuştur. Bakanlıklar değişiyor kabineler değişiyor Genel Müdürler değişiyor bunları gayet normal karşılamak gerekiyor. Ben şirketi devretmek için ,yapılan sözleşmeleri ,alacakları ,borçları, şirketin genel ve özel durumlarını anlatmak için bekledim. Yani daha açık söylemek gerekirse devretmek için bekledim. Sonuçta ben ÇAYKUR çalışanıyım. ÇAYKUR hisselerini temsilen ordayım ama ÇAYKUR’u temsil etmekle görevlendirilen kişilerin de beni aramasını, bana devir teslim ile ilgili talimat vermesini bekledim. 
 
Ancak anladım ki sözde bilginler sözde çok bilmişler  şirketi devralmaya değil şirketi yıkmaya gelmişler. Dertleri şirket devralmak değil dertleri şirketi yıkmak.  Hangi mahkemede görülmüş kişiye soru sorulmadan dinlenmeden mahkum etmek.  İdam mahkumuna bile son sözün var mı diye sorulur. Neden burda bir şey sorulmadan dinlenmeden kamuoyuna yalan yanlış bilgiler iftiralar servis edildi. 
 
Ben görevi devretmeyi beklerken kamuoyuna, ÇAYTAŞ'tan görevden aldık o da kaçtı diye iftira atarak süreci yöneteceklerini zannettiler. Yapılanları hayal bile edemeyecek zihniyette olan yerleşik düzen ile ÇAYKUR çatısı altında kalmam mümkün olmadığı için ÇAYKUR' daki görevimden de istifa ettim. 
 
Ben şimdi  birkaç soru soracağım.
 
- Bugün bir dünya şirketi olan Coca Cola’nın marka değeri ne kadardır ? Sadece Türkiye de kaç litre  Cola tüketiliyordur?
 
- Coca Cola ve benzeri Amerikan ve yabancı menşeli şirketleri boykot mu edelim yoksa onlarla rekabet edebilecek markalar mı yapalım ? 
 
- Bugün Starbucks’ın marka değeri ne kadardır ? 
 
- Dünya da değil sadece Türkiye’de kaç şubesi vardır ?
 
- Starbucks  ve benzeri şirketleri boykot mu edelim yoksa onlarla rekabet edebilecek şirketler markalar mı çıkaralım ? 
 
- Verimliliği arttırmak için, karlılığı arttırmak için marka değerini arttırmak için mi çalışalım yoksa markalarımızı yıkalım mı ?
 
- Türkiye’nin en iyi Saha Satış ekiplerini ve sistemlerini mi kuralım yoksa o sistemleri yıkıp ekipleri işten mi  çıkaralım  ?
 
- İtalya’da İngiltere’de Dünya İçecek zirvelerine davet edilen ,oralarda konuşmacı olup ,başarıları dünya çapında takdir edilen şirket yöneticileri mi olalım yoksa Yerleşik düzen ve işbirlikçileri ile beraber mi olalım ? 
 
- Devir teslim yapmadan, iftira atarak, yalan konuşarak ,her seferinde başkalarını suçlayarak gerçekleri çarpıtarak mı konuşalım yoksa bu yukarda yazan işlerin maliyetini faydasını zararını mı konuşalım ?
 
DEVAMI GELECEK...

13 Yorum

  1. Dengesiz

    Eylül 29, 2018 Cumartesi 13:01

    Haber değeri bile olmayan insanları haber yapıp iyice küçülmeyin. Çok kıymetli olsaydı amcasını cumhurbaşkanı görevden almazdı.

  2. vatandaş

    Eylül 28, 2018 Cuma 13:50

    hepsi yalan.. bayileri zorlayarak tehdit ederek bu kurumu kurdular.. yüksek maaşla eşe dosta iş.. yüksek ücretle iş yapmak.. devamı gelecek...

  3. Soner

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 23:16

    Ben gıda sektöründe çalışan Karadenizlil bir Türk genciyim.Soğuk çayı Didi ile tanıdım.Sektör içindeki yükselişini hayranlıkla izledim.Dünya devleri karşısında bir Türk markasının rekabet etmesi takdire şayandı.Anlamadığım didi yi Türkiye ye kazandıranlar eleştiriliyorda yerinde duran çapsız vizyonsuzlar hangi millete hizmet ediyor.Lütfen biri beni aydınlatsın.

  4. Erkan

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 21:22

    Yavuz sütlüoğlu hedef dünya markası olmaktan bahsediyor bu yöndeki çalışmaları başarıları neden zorunuza gitti.

  5. Mehmet

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 19:53

    Maalesef ki sizin gibi liderlerin değeri bilinmiyor. Didi markası sizin kurduğunuz marka olduğu için şu anki idareciler istemiyormuş. Soğuk çay satışları yok derecede. Marketlerde Didi bulamıyoruz yaz dönemi büyük bir kayıp oldu ve hala kayıp devam ediyor. Bu satış kaybından ve depolarda imha edilen ürünlerin zararını kim ödeyecek? Çayla çayevi projenizide bitirmeye çalışıyorlar. Mükemmel bir iş modeli Rize’deki çayı tüm dünyada çayevleri ile sunmak. Bu projeyi bitirmeye çalışmaları çok üzücü. Yetkinliği olmayan daha önce hiç bir proje yönetmemiş , işletme iktisat bilmeyen, başım ağrımasın ayranım dökülmesin diye hareket eden, umursamaz sorumsuz zihniyetler şu an olan bitenlerin hesabını verebilir mi?. Bu kayıpların hesabı sorulacak mı? Bölgelerde ofisde çok donanımlı 100 lerce insan işten çıkarıldı siz gittikten sonra. Bu insanların çocuklarının hakkı hesabı yok mu? Tabi zihniyetileri ve karakterleri bunu düşünemeyecek kadar vasıfsız. Siz büyük bir erdem gösterdiniz ve memurluktan dahi istifa ettiniz. Bu ülkenin sizin gibi liderlere ihtiyacı var ben inanıyorum ki en yakın zamanda daha iyi projelerle ülkemize ve dünyaya faydalı çalışmalar sunacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Bu randımansız ortamın sahipleri umarım sizin anlattıklarınızdan bir pay çıkarıp. İşleri ve ülke ekonomisini düzeltmek için çaba sarf ederler. “ ülkenin size ihtiyacı var”

  6. Vatandaş

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 19:03

    Bence asıl sorulması gereken soru ;şimdiye kadar şu kadar zarar edildi şundan edildi bu böyle oldu değil,bundan sonra bunlara sebep olandan veya olanlardan hesap sorulacak mı yoksa yükü yine çay üreticisinin sırtına mı yükşenecek

  7. Murat ates

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 15:28

    Zaten adam çadırda kalıp belediye otobüsü kullanacaktı!!!

  8. AYHAN

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 14:23

    Siz Çaykur Bünyesinde iken Neden bu açıklamaları yapmadınız da üzeriniz çizildikten sonra konuşmaya başladınız ? Şimdi bu açıklamaları neden yapma gereği buluyorsunuz bu soruları da cvplamalarınızı rica ediyorum

  9. İskorpit

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 13:35

    Bir kaç Soruda ben sorayım. 1. Olarak Tanzim Teşhirin Ne olduğunu bu insanlara bi anlat. İmdat bey Sen Ve hamdi Kutlu Bilgisinde Alışa %8 Satışa %2 Zam yapıp arada %6 lık bir makas bıraktınız. Ve bu %6 ları Şirketler üzerinden Çaytaşa aldınız. İmdat bey Biz çaytaşa bir kuruş para aktarmadık derken Bunları biliyordu ama gizledi. Ayrıca Çaykur 2016 Yılı sonunda %8 Stok primi yayınladı bunuda Çaytaşa Aldınız. 5 Yılda Tanzim Teşhir adı altında zamlar arasına gizlenip 2016 yılı Sonunda Stok primi Olarak %8 Çay karşılığı Çekler ile Çaytaşa aktarılan para En az 500 Milyon TL. Ne oldu Bu para ?. Asıl cambaza siz baktırıyorsunuz. Büyük ihtimal Bu yazı dizisini İmdat Bey isteğiyle yapıyorsunuz. Ne yazık ki Bu iş hukuka taşınmıyor. Kozyatağındaki taşınmazı banka kredileri ile aldın. 11,5 Milyon TL ye aldığın taşınmaz faziler ile birlikte 15 milyon tl oldu ve satılamıyor. Gebzede iflas etmek üzere olan işlemez haldeki su tesisini fiyatından %20 daha pahalıya aldın. Ne karından bahediyorsun. 36 Milyon Lira harcadığın Çaylaya en yüksek teklif 2,5 Milyon TL. Sen Bırak inovasyonu önünü dahi göremedin. İmdat bey Kızının düğün davetiyelerini Bile Kargo ile göndertip bedelini Çaytaşa ödetmiştir. Sayıştay müfettişleri denetlemeye gelecek diye Yüzlerce TL lik Çay kolilerini Onlara Hediye göndermiştir. Belgelerinin hepsi Erdinç Beyde vardır. Ama size kızmıyorum. bunlar siyasi diye belki yapılmalıydı. peki ya asansör. İmdat beyin Egosunun tavan yaptığı yer. Aman Allah'ım insanlar kimki ben onlar ile aynı kapıdan geçeceğim. Bu işlerin hesabını size yargı sormayacak bes belli. Dilerim Rabbim size YAptıklarınızın hesabını tas tamam sorar.

  10. MUSTAFA ALİ

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 12:24

    ÇAYKUR üzerindeki gereksiz masrafları atsa zarar etmez. nedir bu gereksiz masraflar. 1- emekliliği dolmuş verimsiz çalışanlar 2- spor faaliyetlerine destek vermek suretiyle futbolcuları zengin etmek. ( reklam amaçlı olanlar dışında)

  11. Sessuzluk

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 12:18

    Arabası için aylık 5 bin 500 kiralama bedeli ayrıca evi için 6 bin 500 lira kira bedelini memur arkadaşımızın nereden karşıladığını sorabilir misiniz?

  12. Çalıklar A.Ş.

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 11:30

    Bugüne kadar ki tüm bölümleri okudum diğer bölümleri de merakla bekliyoruz. Yerinde ve doğru tespitler. Ayrıca bugüne kadar dillendirilememiş bir düzenden bahsediyor tebrik etmek lazım.

  13. NEVİNÇ ERCİHAN

    Eylül 26, 2018 Çarşamba 10:34

    Bu kurumda en büyük haksızlık Yavuz Sütlüoğlu'na yapıldığını bir kez daha anladım. Çünkü DİDİ ilk çıktığında neydi şimdi nerelere geldi. Bunun ve bu gibi gelişmelerde katkısı olan birine bu kadar haksızlık iftira atılamaz. Bazı kişi veya kişiler kendilerini kurtarmak için bir kurban seçmeleri gerektiği için böyle temiz insanlara iftira atmaktalar.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.