Afyonkarahisar’da 8 yurttaşın yaşamını yitirdiği kan donduran saldırı zincirinin perde arkasındaki detaylar netleşmeye başladı. Zanlı Arif Sefa Özdemir tarafından gerçekleştirilen cinayetlerin ardındaki psikolojik ve adli tablo, alanında uzman isimler tarafından mercek altına alındı.
Emekli Emniyet Müdürü Haydar Özdemir, eylemlerin ilk etabında intikam duygusunun ağır bastığını dile getirdi. Husumet kaynaklı ilk üç cinayetin ardından yaşanan diğer ölümlerin ise tamamen kaçış sürecinde geliştiğini belirtti.
Kaçış Güzergâhındaki İnsanları Engel Olarak Gördü
Uzmanlara göre saldırgan, firar ederken karşılaştığı masum insanları yalnızca yoluna çıkan birer engel olarak değerlendirdi. Araçlarını teslim etmek istemeyen yurttaşlara tereddüt etmeden ateş açılması da bu ölümcül direnç kırma çabasını doğruluyor.
Emniyet kaynakları, zanlının yakalanmaması durumunda yeni araç temini için katliamlarına devam edebileceğini vurguluyor. Güvenlik güçlerinden kaçabilmek adına sürekli taşıt değiştirmesi, şüphelinin yakalanma riskine karşı anlık ve planlı bir zihinsel refleks geliştirdiğini gösteriyor.
Öğretmenlere Geri Sayım Yaparak Ateş Açtı
Dehşet anlarından sağ kurtulmayı başaran Sultan Sema Gökçe, saldırganın kendilerini aracının arızalandığı yalanıyla durdurduğunu aktardı. Şüphelinin, araçtan inemeyen öğretmenler Hilal Mete ile Ayşe Suna Demir‘e üçten geriye doğru sayarak acımasızca ateş ettiği öğrenildi.
Soruşturma dosyasında, katliamda kullanılan ruhsatsız tüfeğin olaydan yaklaşık bir ay önce 12 bin lira karşılığında satın alındığı bilgisi yer aldı. Silahı temin eden şahsın ise halihazırda farklı bir suçtan dolayı cezaevinde bulunduğu belirlendi.
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Yorulmaz, zanlının kimi noktalarda fevri görünse de genel hatlarıyla soğukkanlı ve amaca yönelik davrandığını kaydetti. Yorulmaz, muhakeme yetisini tamamen kaybetmeyen şahsın kaçışını sürdürebilmek için planlı biçimde hareket ettiğinin altını çizdi.
