İsrail halkı, 7 Ekim 2023’te patlak veren savaşın ardından ilk genel seçim için sandık başına gidiyor. Ülke genelinde gerçekleşen oylama, modern İsrail tarihinin geleceğini belirleyecek en kritik siyasi dönemeç olarak görülüyor.
Sandıktan çıkacak sonuç, yaklaşık yirmi yıldır koltukta oturan 77 yaşındaki Başbakan Binyamin Netanyahu‘nun siyasi kariyerini tayin edecek. Parçalanmış seçmen tablosu nedeniyle hiçbir siyasi aktörün tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşması beklenmiyor.
Eski Genelkurmay Başkanı Netanyahu’ya Meydan Okuyor
Başbakanın karşısındaki en güçlü rakip, 2014 yılında bizzat Netanyahu tarafından ordu komutanlığına getirilen emekli Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot oldu. Merkez çizgide konumlanan Eisenkot, savaş kabinesinden Netanyahu’nun çatışmaları siyasi gerekçelerle uzattığını öne sürerek istifa etmişti.
Gazze’deki çatışmalarda bir oğlunu ve iki yeğenini yitiren Eisenkot, İsrail toplumundaki derin kayıp duygusunun sembolü haline geldi. Muhalif lider, göreve gelmesi halinde 7 Ekim güvenlik zafiyeti için bağımsız bir soruşturma komisyonu kuracağını ve ultra-Ortodoks kesimi de orduya dahil edeceğini taahhüt ediyor.
Sandığın Kaderini İç Siyaset Belirleyecek
Adaylar bölgesel güvenlik hedeflerinde benzer söylemler kullansa da seçimin sonucunu ülkenin iç dinamikleri şekillendirecek. 7 Ekim faturasının kime kesileceği, aşırı sağcı bakanların geleceği ve dindar kesimin askerlik muafiyeti sandığın ana gündemini oluşturuyor.
Netanyahu ise güvenlik açıklarından ordu bürokrasisini sorumlu tutarken, bölgesel üstünlüğü koruma ve İran tehdidini bertaraf etme söylemleriyle tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Koalisyon müzakerelerinin haftalar sürmesi beklenen bu kritik yarış, tüm Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileyecek.

