Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Havana yönetimine muhalif olan ada halkına doğrudan seslenerek istihbarat iş birliği önerdi. Rubio, ülkede siyasi bir dönüşüm hedefleyen yurttaşların CIA ile gizli irtibat kurma imkanını değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Florida’daki mitinginde yaptığı açıklamada, uluslararası temaslarının ardından Küba meselesine odaklanacaklarını ifade etmişti. Trump, varılacak mutabakatı sonuçlandırmak amacıyla bizzat Küba kökenli olan Rubio’yu görevlendireceğini duyurmuştu.
Ada Ülkesinde Derinleşen Enerji Bunalımı ve Ambargo
Beyaz Saray yönetimi, Havana’daki komünist idareyi sona erdirme hedefini uzun süredir açık bir dış politika unsuru olarak sürdürüyor. Altmış yılı aşkın süredir yürürlükte olan ekonomik abluka, son dönemde devreye alınan yakıt kısıtlamalarıyla çok daha sarsıcı bir boyuta ulaştı.
Altyapı yetersizlikleri ve yakıt darlığı nedeniyle Küba genelinde devasa elektrik kesintileri meydana geliyor. Yaşanan bu kriz ada halkının günlük yaşamını kilitlerken, Washington yönetiminin uyguladığı baskı mekanizmasını daha da güçlendiriyor.
Meksika ve Venezuela Hatlarında Petrol Sevkiyatı Durdu
1959 yılındaki devrimden bu yana ABD’nin tüm baskılarına rağmen Havana ile bağını koparmayan tek bölge ülkesi olan Meksika, Trump’ın gümrük vergisi tehditleri sonrasında Küba’ya petrol akışını kesti. Benzer şekilde Venezuela üzerinden sağlanan enerji tedarikinin de son bulması, ülkedeki krizi içinden çıkılmaz bir noktaya sürükledi.

