Maaşını Almak İsterken Hayatı Karardı: 20 Yaşındaki Çırak 250 Yıl Hapisle Karşı Karşıya!

Hatay'da haftalığını alabilmek için banka hesabı açtıran 20 yaşındaki çırak, hesabının dolandırıcılar tarafından kullanılması sonucu 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldı.

Maaşını Almak İsterken Hayatı Karardı: 20 Yaşındaki Çırak 250 Yıl Hapisle Karşı Karşıya!

Hatay Reyhanlı’da çalışan 20 yaşındaki marangoz çırağı Abdurrahman Evli, yalnızca haftalık maaşını alabilmek için banka hesabı açtırmak isterken akılalmaz bir tuzağın kurbanı oldu. Ustasının yeğenine güvenerek cep telefonunu teslim eden genç, farkında olmadan organize bir dolandırıcılık şebekesinin odağına yerleşti.

Evli adına gizlice açılan mobil bankacılık hesapları ve GSM hatları, sosyal medyadaki hayali ilanlar üzerinden haksız kazanç sağlamak amacıyla kullanıldı. Ülke genelinde sahte bungalov ve kiralık araç ilanlarıyla aldatılan mağdurlar, paraları doğrudan bu gencin IBAN numarasına transfer etti.

27 Ayrı Dosya ve Çeyrek Asırlık Hapis Tehdidi

Olayların patlak vermesiyle Sakarya’dan Antalya’ya kadar birçok farklı şehirden genç çırak hakkında tam 27 dolandırıcılık şikayeti yapıldı. Hakkında kesinleşen üç dosya nedeniyle tutuklanan Evli, yaklaşık üç aydır Kilis Cezaevi’nde demir parmaklıklar ardında bulunuyor.

Hukuki süreci takip eden avukat Ferhat Karlı, müvekkilinin yargılandığı bilişim suçlarının üst sınırdan cezalandırılması halinde 250 yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirtti. Savunma makamı, gencin iradesi dışında açılan hatlar ve hesaplar üzerinden mağdur edildiğinin altını çiziyor.

“Oğlum Bankaya Para Yatırmayı Bile Bilmez”

Duruma isyan eden acılı baba Harun Evli, evladının saf niyetinin suistimal edildiğini ve asıl faillerin dışarıda serbestçe gezdiğini dile getirdi. Asgari ücretle ailesini geçindiren baba, askere gitmeye hazırlanan oğlunun tüm geleceğinin çalındığını ifade etti.

Büyük bir yıkım yaşayan aile, yetkililere çağrıda bulunarak hesapları fiilen yöneten asıl şebeke üyelerinin tespit edilmesini istedi. Yaşanan bu trajik olay, kişisel verilerin ve mobil cihazların üçüncü şahıslarla paylaşılmasının ne denli ağır bedellere yol açabileceğini acı bir şekilde gösterdi.

Mobil sürümden çık