Uluslararası ticaretin en kritik güzergahlarından biri olan Karadeniz Sahil Yolu, yamaçlardan kopan devasa kaya bloklarının tehdidi altında bulunuyor. Özellikle Artvin sınırları içerisindeki Arhavi ile Sarp Sınır Kapısı arasındaki 30 kilometrelik hat, ölümcül heyelanlarla sık sık sarsılıyor.
Bölgedeki tehlikenin boyutunu inceleyen KTÜ Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, güzergahtaki riskin kritik seviyeye ulaştığını bildirdi. Ersoy, yamaçlardan kayan taş kütlelerinin ağırlığının 500 tonu aştığını ve bu durumun geleneksel mühendislik yöntemleriyle durdurulamayacağını ifade etti.

500 Tonluk Kütleyi Hiçbir Yapay Önlem Durduramaz
Son yıllarda bahse konu 30 kilometrelik koridorda çok sayıda vahim olay yaşandığını hatırlatan Prof. Dr. Ersoy, bu vakaların can kayıplarıyla sonuçlandığını vurguladı. Dağdan kopan kaya kütlelerinin araç boyutlarını katbekat aştığına değinen uzman isim, insan eliyle üretilen hiçbir bariyerin bu basınca karşı koyamayacağını belirtti.
Doğu Karadeniz coğrafyasında yolların dik yamaçlara neredeyse sıfır mesafede inşa edilmesinin riski katladığına dikkat çekildi. Kaya parçalarının düştüğü an doğrudan taşıtların üzerine indiğini aktaran Ersoy, şevler ile yol arasına yeterli güvenlik tamponu bırakılmadığının altını çizdi.

Ölümcül Kazaların Ardındaki Ağır Bilanço
Bölgede son senelerde kayıtlara geçen felaketler durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor. Kopmuş mevkiinde yaşanan göçükte yabancı plakalı tırların ezilmesiyle can kaybı meydana gelirken, Arhavi Kıyıcık’ta yaklaşık 100 bin tonluk kütlenin yola inmesi 4 kişinin hayatına mal olmuştu.
Uzmanlar, her gün binlerce transit tırın ve sivil aracın kullandığı bu stratejik hat için bütüncül bir sakınım planı hazırlanmasını tavsiye ediyor. Doğayla inatlaşmak yerine riskli bölgelerden uzaklaşan kalıcı alternatif çözümlerin acilen devreye sokulması gerektiği belirtiliyor.
