İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da düzenlenen ‘Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi’ panelinde kritik mesajlar verdi. Konuşmasına Antalya’da hortum felaketinde yaşamını yitiren vatandaşları anarak başlayan Duran, çevre krizlerinin artık sınırları aştığını ifade etti.
Ekolojik sorunların tek bir ülkenin imkanlarıyla çözülemeyeceğini belirten Duran, ortak sorumluluk bilincinin zorunlu olduğunu kaydetti. Çevre başlıklarının artık doğrudan milli güvenlik ve dış politika gündemine yerleştiği vurgulandı.
Küresel Adalet ve Teknoloji Transferi Vurgusu
Mevcut krizin sadece akademik verilerle yönetilemeyeceğini savunan Duran, siyasi iradenin ve adil paylaşımın altını çizdi. Gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı ve teknoloji transferi hususunda daha fazla inisiyatif alması gerektiğini dile getirdi.
Çevre meselesinin uluslararası bir adalet arayışı olduğunu belirten İletişim Başkanı, konunun çok aktörlü bir yönetişim gerektirdiğine işaret etti. Duran, ekolojik çöküşün küresel düzeyde riskleri katlayan güvenlik tehdidi çarpanı haline dönüştüğünü hatırlattı.
Savaşların Doğaya Etkisi ve Türkiye’nin 2053 Vizyonu
Silahlı çatışmaların ekosistem üzerindeki yıkıcı etkisine değinen Duran, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının devasa sera gazı salımına yol açtığını söyledi. Saldırıların yol açtığı karbon ayak izinin pek çok ülkenin yıllık toplamını aştığı ve küresel geleceği tehdit ettiği bildirildi.
Türkiye’nin sürdürülebilirlik rotasını çizen Duran, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda adımların kararlılıkla sürdüğünü açıkladı. Yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm hamleleriyle ülkenin çevre vizyonunun güçlenerek devam edeceği aktarıldı.
