Amerika Birleşik Devletleri kritik Kongre ara seçimlerine giderken seçmenlerin öncelikli gündemini hayat pahalılığı oluşturuyor. Son çeyrekte yüzde 3,4 oranında büyüme kaydedilse de gümrük tarifeleri ve süregelen İran savaşı fiyat baskısını artırıyor.
Kamuoyu araştırmaları, sandık başına gidecek vatandaşların mevcut ekonomi yönetiminden ciddi rahatsızlık duyduğunu belgeliyor. Seçmenlerin günlük yaşamda hissettiği enflasyonist baskı, Cumhuriyetçi Parti için sandıkta zorlu bir sınav yaratıyor.
Büyüme Verileri ile Tüketici Hissiyatı Arasındaki Uçurum
Makroekonomik cephede ise halkın karamsarlığının aksine oldukça güçlü ve dirençli bir tablo göze çarpıyor. Tarihi dip seviyelerini koruyan işsizlik oranları ve borsadaki rekor yükselişler genel büyümeyi yukarı taşıyor.
Haftalık işsizlik maaşı müracaatları son 57 yılın en düşük düzeylerinde seyrini sürdürmeyi başarıyor. İş gücü piyasasının bu direnci, tüketici anketlerindeki negatif havaya rağmen harcama iştahını kısmen canlı tutuyor.
Yapay Zeka Yatırımları ve Piyasadaki Riskler
Şirket yatırımları, özellikle yapay zeka sektörü öncülüğünde son çeyrekte yıllık bazda yüzde 12,7 oranında genişleme gösterdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise tüketici anketlerindeki kötümserliğe karşın reel harcama dinamiklerinin güçlü kaldığını savunuyor.
Buna karşılık teknoloji devlerinin yüksek sermaye harcamaları piyasalarda sürdürülebilirlik endişelerini beraberinde getiriyor. İktisatçılar, borsa düzeltmeleri ile yükselen yaşam maliyetlerinin Amerikan seçmeninin kararında belirleyici rol oynayacağını vurguluyor.
