Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ticaret Savaşları Türkiye için Fırsat Olabilir!

ABD-Çin arasında artan ticaret gerilimi küresel piyasaları sarsarken, Türkiye için ihracat ve enerji maliyetleri açısından önemli fırsatlar doğabilir.

ABD-Çin arasında artan ticaret gerilimi küresel piyasaları sarsarken, Türkiye için

Haber53 Özel

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulmuttalip Pilatin ABD-Çin arasında artan ticaret gerilimini ve Türkiye’yi bekleyen fırsatları Haber53’e değerlendirdi. 

ABD Başkanı Donald Trump size bir sürprizim var diyerek açıkladığı yeni gümrük tarifeleri sebebiyle küresel piyasalarda yer yerinden oynadı. Düzenlemeye göre, ABD’nin ticaret açığı verdiği ülkeler başta olmak üzere ülkelere %10 ila %46 arasında değişen yeni gümrük tarifeleri uygulanacaktı. Bu açıklamanın ardındın Trump tekrar bir açıklama yayınlayarak, ABD’ye misilleme kararı almayan 75’ten fazla ülkeye uygulanan yeni vergi oranlarının 90 gün boyunca durdurulduğunu ve bu süre içerisinde bu ülkelerin yalnızca yüzde 10’luk bir vergi ödeyeciğini açıkladı.

ABD’nin Çin mallarına %125 gümrük vergisi koymasının ardından Çin ve ABD’nin dünyayı ticaret ve kur savaşlarına sürüklediğini söyleyebilir. Çünkü Uluslararası Para Fonu’na göre  iki ülkenin dünya ekonomisi içerisindeki payı yaklaşık %43 seviyesinde. Bu oldukça yüksek bir oran. 

Çin, ABD’nin aşırı bir korumacı ekonomi politikasına yönelerek uygulayacağı gümrük tarifelerine boyun eğmek yerine “reste rest” ve Beyaz Saray’ın son hamlesine karşılık olarak ABD mallarına uyguladığı gümrük vergilerini %34’ten %84’e çıkarttı.

pilatin e1744279706917

Peki tırmanan ticaret savaşlarının dünya ekonomisi için etkisi nasıl olur?

İki ekonomik güç arasındaki mal ticareti geçen yıl yaklaşık 585 milyar dolara ulaştı.

ABD Çin’den 440 milyar dolarlık mal ithal ederken Çin’in Amerika’dan 145 milyar dolarlık mal ithal ediyor. Bu durum yıllardan beri artarak bu şekilde devam ederken ABD’nin 2024 yılındaki ticaret açığı (ithalatı ile ihracatı arasındaki fark ) 295 milyar dolarlık bir seviyeye ulaştı. Bu seviye, ABD ekonomisinin yaklaşık %1.1’ine denk gelen önemli bir ticaret açığı. Ancak bu seviye, Trump’ın abarttığı gibi 750 milyar dolar seviyelerinde bir açık da değil.

Trump, başkanlık yaptığı ilk dönemde de korumacı politikalara yöneldi ve Çin’e önemli gümrük vergileri koydu. Sonraki dönemde bu gümrük vergileri yürürlükte tutuldu. Bu sayede, ABD’nin Çin’den ithal ettiği malların değeri 2017’de Amerika’nın toplam ithalatının %21’ine denk gelirken 2024 yılında bu oran %13 seviyelerine kadar geriledi. Aslında Trump’ın ilk döneminde uyguladığı tarife ve korumacı politikalar işe yarayarak Çin’e olan bağımlılık azaldı. Tabi bu esnada, ABD’ye yapılan bazı Çin mal ihracatının Güneydoğu Asya ülkeleri üzerinden yapılmaya devam ettiğini unutmamak gerekiyor.

Tüm bu uygulamaların devam etmesi halinde Elon Musk’ın da belirttiği şekilde önce finanasal piyasalar sonra reel piyasalar olmak üzere dünya ekonomilerinin bundan etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır. Dahası eğer bu uygulamalar Trump ve ekonomi ekibi tarafından yeterince iyi hesap edilmemişse bu doların rezerv para olduğu faize dayalı küresel finans siteminin çökmesinin başlangıcı olabilir.

ABD ve Çin birbirlerinden ne ithal ediyor?

2024 yılında ABD’den Çin’e ihraç edilen mallarda en önemli payı gıda ürünleri tutuyor ve Çin bu tedariği başka ülkelerden sağlayabilir. Ayrıca Çin ABD’den petrol ve ilaç da terarik ediyor. Bunları da farklı ülkelerden çok da pahalı olmayacak şekilde tedarik edebilir. Ama ABD için durum çok da öyle değil. 

ABD ise Çin’den  büyük miktarda elektronik, bilgisayar, telefon, güneş panelleri ve oyuncakların yanı sıra elektrikli araçlar için büyük önem taşıyan önemli tutarda lityum piller de ithal ediyor.

ABD’nin Çin’den yaptığı ithalatta en büyük payı %9 ile akıllı telefonlar alıyor. Bu akıllı telefonların büyük bir kısmı ise ABD merkezli çok uluslu bir şirket olan Apple’ın Çin’de ürettiği telefonlardan oluşuyor. ABD’nin Çin’e ve diğer ülkelere uyguladığı tarifeler sebebiyle son haftalarda başta Avrupa ve Asya borsaları olmak üzere tüm dünya borsalarında % 10 seviyelerine varan düşüşler yaşandı.

Trump yönetiminin Pekin’e uyguladığı %20’lik tarife nedeniyle, Çin’den ABD’ye ithal edilen tüm bu ürünler Amerikalılar için önemli ölçüde daha pahalı hale gelecekti. Şimdi tarife %125’e yükseldiğine göre, etkisi çok daha fazla olacaktır. Dahası ABD’nin Çin’e yaptığı ithalat da Çin’in misilleme tarifeleri nedeniyle fiyat olarak artacak ve nihayetinde Çinli tüketicilere benzer şekilde olumsuz yansıyacak.

Ancak tarifelerin ötesinde, bu iki ülkenin ticaret yoluyla birbirlerine zarar vermeye çalışmasının başka yolları da var. Örneğin Çin, bakır ve lityumdan nadir toprak elementlerine kadar endüstri için hayati önem taşıyan birçok metalin tedariğinde önemli bir role sahiptir. Bu ürünler özellikle elektrikli araç ve elektronik ürünler için hayati derecede önemlidir. 

Peki bu gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?

Eğer taraflar geri adım atmazsa bu başta ABD ve Çin olmak üzere dünya ekonomilerini yavaşlatan hatta bazılarını durgunluğa itecek sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla, bu gelişmeler ilk önce finansal piyasalara ardından reel piyasalara yansıyarak dünya ekonomilerinin büyüme hızını yavaşlatarak küresel büyümeyi olumsuz olarak etkileyecektir. Dahası küresel yatırımlar azalacaktır.

Başka sonuçlar da olabilir.

Çin, dünyanın en büyük üretim ülkesidir ve iç pazarda tükettiğinden çok daha fazlasını üretmekte ve satmaktadır. Yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir mal fazlası var bu dünyanın geri kalanının ithal ettiğinden daha fazla mal demek anlamına geliyor. Bunu yapabilmesinin temel sebebi ucuz işçilik, devlet sübvansiyonları ve üreten kobilere sağlanan ucuz krediler.

Peki Çin stoklarındaki ürünleri ve üretimi devam eden ürünleri nerelere satacak. Tabiki vergi duvarlarının olmadığı diğer ülkelere. Hatta gerekirse fiyatarı daha da düşürerek bunu yapacak. Çünkü bu ürünleri stokta tutma maliyeti de var ve diğer taraftan üretimin devam etmesi gerekiyor.

Bu durumda ürünlerin gelebileceği ülkelerden birisi de Türkiye olabilir. Bu noktada önümüzdeki dönemde nispeten daha ucuz Çin ürünlerine maruz kalabiliriz. Bunun iyi tarafları da kötü tarafları da olabilir. İyi tarafı tüketici daha ucuza alabilecek enflasyonu artırmayacak. Ama diğer taraftan eğer bu durum uzun süre devam ederse yerli üretici bu ucuzlukla rekabet edemeyebilir ve üretime ara vermek durumunda kalabilir.

Türkiye’yi bekleyen fırsatlar

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ABD 16 Milyar dolar ile Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke. Bizim açımızdan ABD önemli bir ticaret ortağı. Gümrük tarifeleri düşünüldüğünde Türkiye %10 ile en düşük tarife uygulanan ülkelerden birisi.

TURKIYEABD

 Bu açıdan ABD’nin yüksek gümrük tarifeleri Türk İhracatçıları ve KOBİ’ler için bir fırsat olabilir. ABD’nin yüksek gümrük uyguladığı başta Çin, Asya ve Avrupa ülkelerinin ürünleri artık ABD için oldukça pahalı hale gelecek. ABD ithalatçı şirketleri bu boşluğu Türk ihracatçı şirketleri ile doldurabilir.  ABD ithalatçıları artık pahalanan Çin mallarına bir alternatif arayacak ve bu durumda Türkiye için alan açılacak. Bu gelişmeler, çok geniş bir yelpazede Türk ihracatçı şirketleri açısından büyük fırsatları içerisinde barındırıyor. Bu fırsatları değerlendirmek Türk ekonomisi açısından da oldukça önemli.

Türkiye açısından diğer bir pozitif gelişme petrol fiyatında ortaya çıkması beklenen düşüş. Gümrük tarifeleri nedeniyle ithalat daha pahalı hale geleceğinden ekonomik yavaşlamayla birlikte üretim ve kapasite kullanım oranları düşecektir. Azalan üretimle birlikte gaz ve aynı zamanda üretimin temel girdilerinden biri olan petrol ve petrol türev ürünlere olan talep azalacak dolayısıyla petrol ve gaz fiyatları azalacaktır. Azalan petrol ve gaz fiyatları Türkiye’nin cari açığında önemli bir payı olan açığın azalmasıda etkili olacaktır. Ayrıca düşen petrol ve gaz fiyatları üretim maliyetlerinin azalmasını sağlayarak üretici ve ihracatçıların daha düşük fiyatla üretmesini sağlayacaktır. 

Bunun da ekonomiye iki faydası olabilir. 

Birincisi enflasyondaki düşüş trendi çok daha hızlanabilir. İkincisi ihracatçının rekabet gücü çok daha fazla artabilir. 

Reklamı Geç
KASIM SUİÇMEZ

Kaynak: Haber53