Ege Bölgesi’nde derin yaralar açan 30 Ekim 2020 sarsıntısının üzerinden geçen zamana rağmen yer altındaki sismik tehlike varlığını koruyor. Deprem uzmanı Prof. Dr. Hasan Sözbilir, felaketin yıl dönümünde bölgenin sismik risk haritasına ilişkin çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Toplamda 117 vatandaşın yaşamını yitirdiği acı tablonun yıl dönümü, kentin altındaki fay hatlarını yeniden gündeme getirdi. Uzman isim, geçmişte yaşanan trajediden ders çıkarılarak afet hazırlıklarına hız kesmeden devam edilmesi gerektiğini vurguladı.
Deprem Üretme Potansiyeli Yüksek 5 Kritik Hat
İzmir ve çevresini sarsma gücüne sahip diri hatları tek tek açıklayan Sözbilir, dikkatlerin belirli noktalara çevrilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle İzmir, Tuzla, Seferihisar, Gülbahçe ve Bergama faylarının ciddi bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu açıklandı.
Uzmanlar, söz konusu jeolojik kırıkların geçmiş hareketlilik dönemleri incelendiğinde yeni bir enerji boşalımına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Bu nedenle tehlike arz eden 5 ana fay hattının bilimsel yöntemlerle anbean izlenmesi büyük önem taşıyor.
Güvenli Yapılaşma ve Erken Tedbir Çağrısı
Tarihsel süreçte yıkıcı afetlerle yüzleşen kentte, zemin yapısına uygun mühendislik çözümlerinin hayata geçirilmesi zorunlu görülüyor. Riskli yapı stokunun hızla dönüştürülmesi, gelecekte meydana gelebilecek sarsıntılarda kayıpları asgariye indirmenin yegane yolu olarak gösteriliyor.
Sözbilir, toplumsal afet bilincinin diri tutulmasının hayati bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Olası felaketlere karşı yerel dinamiklerin ve vatandaşların sürekli teyakkuz halinde bulunması gerektiği yinelendi.
