Rize ve çevresinde yaklaşık bir milyon kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak çaydan geçimini sağladığını ifade eden Zerdeci, son bir yıl içinde tarım girdileri, vergiler ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının çay üreticisini de ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. “Alım gücünün düşmesi, üreticiyi her geçen yıl daha da zor durumda bırakıyor. Bu şartlar altında 30 TL’nin altındaki bir fiyat, üreticinin hakkının gaspı olur” dedi.
Zerdeci, 2023 seçimleri öncesinde verdikleri gübre sübvansiyonu sözünü hatırlatarak, bu yıl da gübre fiyatlarının en az yüzde 50 oranında desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, özel sektörün taban fiyatın altında yaş çay almasının önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “ÇAYKUR dışındaki alıcıların düşük fiyattan yaş çay almasının engellenmesi, üreticiyi korumak ve piyasada istikrarı sağlamak için şarttır” dedi.
Kuru çay fiyatlarına da değinen Zerdeci, yaş çay fiyatı açıklandığında, maliyetlere paralel olarak kuru çaya da eş zamanlı zam yapılması gerektiğini söyledi. ÇAYKUR’un zarar etmemesi ve piyasanın dengede kalabilmesi için bu adımın kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Türk çayının marka değerine de vurgu yapan Zerdeci, üretim sürecinin başından sonuna kadar kalite standartlarına uygun yürütülmesinin önemine dikkat çekerek, bu konuda Tarım Bakanlığı ve ÇAYKUR’un öncü rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasında Çay Kanunu’na da değinen Zerdeci, yıllardır gündemde olan ancak her sezon öncesi ertelenen düzenlemenin bu yıl da çıkmadığını hatırlatarak, üreticilerin hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi. “Yıllardır konuşulan ancak sürekli ertelenen Çay Kanunu bu yıl da yürürlüğe girmedi. Bu durum, üreticilerde ciddi bir güvensizlik oluşturuyor” dedi.
Zerdeci, 2025 çay sezonunun bölge halkı için hayırlı ve bereketli geçmesi temennisinde bulunarak sözlerini tamamladı.
